Yeni İş Mahkemesi Kanunu ve Getirdikleri

02
Kas2017

Yeni İş Mahkemesi Kanunu ve Getirdikleri

7036 sayılı Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 12.10.2017 tarihinde TBMM genel kurulunda kabul edilip, 25.10.2017 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun iş hukuku ve yargılamasında önemli değişiklikler içermektedir.

1- Zorunlu Arabuluculuk

Değişikliklerden ilki “Zorunlu Arabuluculuktur.” Yeni düzenleme ile kanunda sayılan iş davaları bakımından dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunlu hale getirilerek dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yani bahsi geçen davalar bakımından, maddenin yürürlük tarihi olan 01.01.2018 tarihinden itibaren mahkeme nezdinde bir dava açılmadan önce zorunlu olarak arabulucuya gidilmesi gerekecektir.

Zorunlu Arabuluculuk sistemi kimi hukukçu tarafından; hak arama özgürlüğünün kısıtlanması, etkin başvuru yollarının tıkanması nedeniyle Anayasa’ya aykırı olduğu ve Anayasal dayanağı olmadığı gerekçesiyle, İş Hukuku’nun genel anlayışı olan işçinin korunması ilkesi ile çeliştiği ve avukatlık mesleğinin itibarını düşürdüğü gerekçesiyle eleştirilmektedir. İş Mahkemeleri Kanunu’nun gerekçe metninde ise iş mahkemelerinin fazla olan iş yükünün azaltılmak istenmesi ve iş davalarının ortalama görülme sürelerinin kısaltılması amacıyla bu düzenlemenin getirildiği açıklanmıştır. Ayrıca kanunun gerekçe metnine göre 2012 yılında kabul edilen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca başlayan ihtiyari arabuluculuk uygulama sürecinde, bugüne kadar arabulucuya götürülen hukuk uyuşmazlıklarının yüzde 89’unun işçi-işveren uyuşmazlığı olduğu ve bunların yüzde 93’e yakın oranda anlaşmayla sonuçlandığı belirtilmiştir. Zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamada ne gibi sorunlar ile karşılaşacağı, kanunun gerekçe metninde belirtilen faydaları sağlayıp saylamayacağı yürürlük tarihi olan 01.01.2018 tarihinden itibaren görülecektir.

Hangi Davalar Bakımından Arabuluculuk Dava Şartı Olarak Düzenlenmiştir?

İş sözleşmesine, toplu iş sözleşmesine ve kanuna dayanan işçi ve işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade davaları bakımından arabulucuya başvuru bir dava şartıdır. (01.01.2018 tarihinden önce açılmış ve ilk derece, istinaf mahkemeleri ile Yargıtay nezdinde görülmekte olan davalar bakımından ise arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. )

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları ve bunlara ilişkin rücu davaları bu kapsama alınmamıştır ve bu davalar bakımından ararabuluculuk sistemi zorunlu tutulmamıştır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları ve bunlara ilişkin rücu davaları bakımından arabulucuya başvurmaksızın doğrudan mahkemede dava açmak mümkündür.

Arabuluculuğun Zorunlu Olduğu Davalar Bakımından Arabulucuya Başvurmaksızın Dava Açılması Halinde, Mahkeme Kararı Ne Olur?

Mahkemece davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığının tespit edilmesi halinde, dava şartı yokluğu nedeniyle mahkeme herhangi bir işlem yapmaksızın davanın usulden reddine karar verir.

Arabuluculuk Başvurusu Nereye Yapılır?

Başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.

Arabuluculuk Görüşmelerine Kimler Katılır?

Arabuluculuk görüşmelerine taraflar kendileri, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilmektedirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği bir çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir.

İşe iade davalarına ilişkin olarak, Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması gerekmektedir. Aksi takdirde arabuluculuk görüşmelerinin başarıya ulaşması mümkün değildir.

Arabuluculuk Görüşmeleri Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?

Kanunun 3. Maddesinin 10. Fıkrasında görüşmelerin ne kadar sürede sonuçlanacağı düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemeye göre Arabulucunun yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandıracağı düzenlenmiştir. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilmektedir.

Arabulucu Görüşmelerinde Anlaşmaya Varılamaması Halinde Ne olur?

Arabuluculuğa başvurulmasının bir dava şartı olarak düzenlenmiş olması, yani zorunlu bir başvuru olması, arabuluculuk görüşmelerinde zorunlu olarak bir sonuca varılması gerektiği anlamına gelmemektedir. Yani arabuluculuğa başvuru zorunludur ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın illa ki arabuluculuk eliyle çözümlenmesi gerekmemektedir. Tarafların arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varamaması durumunda, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmek suretiyle dava açılabilmesi mümkündür.

Taraflar Kendilerine Bildirim Yapıldığı Halde Arabuluculuk Görüşmelerine Katılmazlar ise Bu Sonucu Ne Olur?

Tarafların kendilerine bildirim yapılmasına rağmen görüşmelere katılmamaları hususu,  kanunun 3. Maddesinin 12. Fıkrasında düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre, taraflardan biri geçerli bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmazsa ve bu nedenle arabuluculuk faaliyeti sona ererse; toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf daha sonra açılacak olan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacaktır ve bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyecektir.  Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda ise tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

2- Sosyal Güvenlik Kurumuna Müracaat Zorunluluğu

Kanunda yer alan bir diğer husus ise SGK’ya müracaat zorunluluğudur. Düzenlemeye gore, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet tespit davaları hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru yapılması gerekmektedir. Yapılan başvuruya altmış gün içinde kurum tarafından cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır.

3- Zamanaşımı Süresi 5 Yıla İndirilmiştir

Kanunun 15. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununa zamanaşımı hususunu düzenleyen ek madde eklenmiştir. İş akdinin feshine bağlı kıdem, ihbar, kötü niyet ve ayrımcılık tazminatları ile yıllık izin ücretine ilişkin talep hakkı 10 yıllık genel zamanaşımına tabi iken, İş Kanununa eklenen Ek 3. madde ile iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, iş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminatlar bakımından zamanaşımı süresi 5 yıl olarak düzenlenmiştir. Maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam edecektir. Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, öngörülen 5 yıllık süreden uzun ise yürürlükten sonra bu 5 yıllık sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresinin dolmuş sayılacağı kabul edilmiştir.

4-  İşe İade Davalarına İlişkin Değişiklikler

Kanunun 12. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununun 21. Maddesine yeni fıkralar eklenmiştir. İşe iade davasının kabulü durumunda işçinin işveren tarafından işe geri alınmaması halinde hükmedilen “işe başlatmama tazminatı” ve “boşta geçen süreye ilişkin işçilik alacağı” sadece ay esaslı olarak tespit edilirken yeni düzenleme ile beraber hükmedilen tazminat karşılığının parasal değerlerinin belirleneceği hükme bağlanmıştır. Böylece işçinin doğrudan icra takibi yapabilme imkanı olacaktır.

5- Temyiz Yolunun Kapandığı Dava ve İşler

Kanun 8. Maddesi ile temiz edilemeyen kararlar düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre temiz edilemeyen kararlar şu şekildedir;

-İşe iade davaları sonucunda verilen kararlar,

– İşveren tarafından toplu iş sözleşmesi veya iş yeri düzenlemeleri uyarınca işçiye verilen disiplin cezalarının iptali için açılan davalarda verilen kararlar,

– 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında açılmış olan;

*İşyeri sendika temsilcisinin açacağı davalarda verilen kararlar,

*İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak iş yerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin davalarda              verilen kararlar,

*Toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda verilen kararlar,

*Grev ve lokavtın kanun dışı olup olmadığına dair tespit davalarında verilen kararlar,

-4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında açılmış olan;

*Genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin davalarda verilen kararlar,

*Sendika üyelik başvurusu reddine karşı açılan davalarda verilen kararlar

 

Yorumunuzu bırakın

Please enter your name.
Please enter comment.

Son Yazılar
Bülten
Yeni yayınladığımız blog yazılarımızdan hemen haberdar olabilmek için E-Posta Bültenimize Abone Olmak İster Misiniz?
Arşiv
Aralık 2019
P S Ç P C C P
« Eyl    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031